Gece terörü uykuyu kabusa çeviriyor!



Adem Güneş
19.6.2017

Gece terörü uykuyu kabusa çeviriyor!

Gece terörünün 4 sebebi vardır:

1. UYKU APNESİ

Uyku apnesi geniz yolu problemlerinden bir tanesidir. Geniz etinin nefes borusunu tıkaması ve kişinin uyku esnasında nefes alamaması durumudur. Organizma nefes yolunun kapanması durumuyla karşı karşıya kaldığında, acilen bu durumdan kurtarmak için kişiyi uykudan uyandırmaya ve uyanıklık haliyle oksijen alımına devam ettirmeye çalışır. Nefes alamama sırasında uyanmaya çalışan vücudun bir türlü uyku halinden uyanıklığa geçememesi, fizyolojinin uyanması halinde ruhen kişinin uyanıklık haline geçememesine “uyku apnesi” denir. Kişi sanki fizik olarak uyanmış gibi görünse de, yatağa otursa da henüz ruhen uyanmamıştır. Hayal aleminden reel aleme geçememiştir. Bundandır ki gece terörü yaşayan kişiyle konuşulsa da o kişinin vereceği cevaplar gerçek yaşama ait vereceği cevaplar değil, içinde bulunduğu hayal aleminden getirdiği cevaplardır ve bu durum bir huzursuzluk halidir.

 

2. DERİN UYKU

Bazı çocukların uykusu çok yüzeyseldir. Çıt sesiyle uyanabilirler, bazı çocukların ise uykusu derindir. Derin uyku problemi yaşayan çocuklarda alt ıslatma sıklıkla görüldüğü gibi gece terörüne de rastlanmaktadır. Uyku apnesinde olduğu gibi çocuk uyanması gereken bir kabus gördüğünde, kaygıları onu fiziksel olarak uyanmaya zorlamasına rağmen, ruhen bir türlü uyanamaması hali çocukta kabusun etkisiyle gece terörü oluşmasına sebep olur. Derin uyku, genellikle genetik olarak ebeveynden çocuğa aktarılabilen bir durumdur. Aşırı yorgunluk hastalık ve ilaç kullanmayla görülen uyanamama hali derin uyku problemini oluşturmasa da gece terörünü tetikleyebilir.

 

3. TRAVMATİK OLAY

Çocuğun günlük yaşamda karşılaştığı olaylar, izlediği filmler, anlam veremediği belirsizlikler, ölüm, taciz deprem gibi beklenmedik olaylar gece terörünü oluşturabilir. Çocuk, gündüz yaşadığı olayları kabus olarak değil, ancak beyin hücrelerinin bir korunma tedbiri olarak veya bilinçaltının uyanması olarak yaşadığında gece terörü ortaya çıkar.

 

4. GÜVENLİ BAĞ ZAYIFLIĞI

0-4 yaş döneminde çocuğun bir duygusal yakına güvenlice bağlanamaması durumunda sıklıkla gece terörüne yakalanır. Bu durum, böylesi çocukların genellikle yüksek bir yerden aşağıya düşerken herhangi bir kurtarıcının olmamasıyla (genellikle güvenli bağının olamamasının karşılığı) veya kendisini korkunç birinin kovalamasıyla sığınılacak yer bulamamasıyla korku dolu bir kabusla uyanamamasıdır. Anne yokluğu veya anne yokluğunda anne yerine geçen bir duygusal yakına bağlanamaması bu duruma köken teşkil eder.

 

GECE TERÖRÜ YAŞAYAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANMALI?

Gece terörü yaşayan çocuğu sarsarak, tokatlayarak, yüzüne su atarak uyandırmak asla doğru olmayacak bir yöntemdir. Çocuğun ruhen uyanamamış olmasına rağmen fiziğini zorlayarak uyandırmaya çalışmak, akıl hastalığına kadar varabilecek problemleri tetikleyebilir. Gece terörü yaşayan çocuğa sadece el ile temas etmek, elini avuç içine alıp teselli vermek, sarılmak, sakin bir sesle “buradayım, yanındayım” demek doğru bir yöntemdir. Henüz uyanmadan çocuğa su içirmek, ağıza bir şeyler koymaya çalışmak, damak çekip, tokat atmak yanlış yöntemlerdir. Çocuk uyandıktan sonra sakinliğe ihtiyacı vardır. Konuşarak ne olduğunu anlattırmaya çalışmak çocuğu yorar. Sarılarak, teselli ederek birlikte uyumak iyi gelir. Gece terörünün kendisi değil kökenleri çözülmelidir. Gündüz etkisinde kalınan olaylar çözümlenmeli, anne çocuk bağı (güvenli bağı) kuvvetlendirilmeli, uyku apnesi varsa hekim desteği alınmalıdır. Derin uyku problemi zamanla geçecektir. Anlık gece terörleri genellikle günlük olayların tesiriyle olur. Haftada 2-3 kez ve 6 ay süren gece terörleri ruhsal ya da duygusal problemin varlığını işaret eder. Pedagojik bir yardım alınmasını gerektirir.

Yazarın 29 Ocak 2016 tarihinde Habertürk sitesinde yayınlanan yazısıdır.



Görüntülenme Sayısı : 509
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. İlk yazan siz olun !