Ergenlikle ilgili bilinmeyen gerçekler!



Adem Güneş
19.6.2017

Ergenlikle ilgili bilinmeyen gerçekler!

Ergenlik, yetişkinliğe ilk adım evresi olarak bilinir. Çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasında kalan bu geçiş dönemi, bazen hem ergeni hem de ebeveyni zorlayabilir. Peki, erginliğe dair bilinmesi gerekenlerin neler olduğunu biliyor musunuz? İşte ergenlerle ilgili bilmeniz gerekenler...

1. Ergenlerin çok uyumaları tembellikten değil ihtiyaçtandır. Ergenler geç de yatsa erken de yatsa genellikle geç kalkar. Bu ergenliğin bir parçasıdır. Ergen için yatmak bir aktivitedir. Yatak onun için korunaklı, kendini emniyette hissettiği bir keyif alanıdır.

2. Ergenin sevmesi değil sevememesi problemdir. Sevmek, insanın yuva kurmasının bir gereğidir. İnsan yaşamının doğal seyri içerisinde gelişen bu duyguyla aslında çocuk, iç dünyasında evliliğe yatkınlık oluşturur. Bu yatkınlık kendi elinde olan bir durum değil, insan olmanın gereğidir. Bu sayede insan nesli devam eder. Bu yüzden ergenin ihtiyacı olan şey, sevmesinin engellenmesi değil, duygularını yönetebilmektir.

3. Ergenin en zor kullandığı uzvu kollarıdır. Ergenin bu halini bilip baskı yapmak yerine, rahatlayabilmesi için fırsatlar verilmelidir.

4. Ergenin kibarı olmaz. Ergenlik nezaketin sergilenildiği değil, öğrenildiği dönemdir. Ergenin elleri, ayakları, kolları hızlı bir değişim gösterir. Bu yüzden ergen bu organlarını nazikçe kullanmakta, vücudunu idare etmekte zorluk çeker. Ergenlikteki bu kabalık dönemi geçicidir. Endişe etmeden sabırla nezaket eğitimi vermeye devam etmelidir.

5. Ergenler çok olgun kişileri sıkıcı bulurlar. Birçok yetişkin asık suratlı olmayı olgunluk zanneder. Halbuki olgunluk, olaylar karşısında duygularını kaybetmemektir. Ergenler bir yanıyla cıvıl cıvıl olmayı becerebilen, diğer yanıyla tebessüm eden bir olgunluğa sahip yetişkinlerden hoşlanırlar.

6. Ergen sevmek ister, evlenmek istemez. Ergenin en hoşlanmadığı şey kendisinin karşı cinsiyetten birine yakıştırılmasıdır. Bu durum ona duygularının önemsenmediği izlenimi verir ve değersizlik hissettirir. Ergenlik dönemi evlenme dönemi değil, duygusal desteğe ihtiyaç duyulan dönemdir. Onu bu destekten mahrum bırakıp, yeni yeni duygularla tanıştırmak ona büyük haksızlık olur.

7. Ergen akıl almaktan değil, akıl vermekten hoşlanır. Ergen kendine değer verildikçe mutlu olur. Bir iş becerdikçe kendini değerli hisseder. Yapacağı işi kendisi planlamak ister. Ergene iş yaparken karışmak, akıl vermek, onu “iş esnasında” eleştirmek, doğru bir davranış değildir. Ergenin güveni kendi işini “acemice de olsa” kendi yaptıkça oluşur. O bir işi yaparken akıl almaktan değil, akıl vermekten hoşlanır. Buna fırsat verilirse kendine güven duygusu gelişir.

8. Ergenin sessizliği hırçınlığından daha tehlikelidir. Ergenlerin fıtratında sessizlik yoktur. Ergen delikanlıdır, deli doludur ve heyecanlıdır. Bundandır ki ergenlik döneminde gençlerin biraz çılgın, biraz huysuz olmaları normaldir. Bu sayede ergenler içlerini boşaltırlar ve öfke biriktirmezler. Ne zaman ki ergen içini dışa vuramaz ve öfkesini yutarsa bu tehlikelidir. Zira bastırılan duygu düzene girmez. Düzene girmeyen duygunun yönetilmesi zordur.

9. Ergen yapmacıklıktan hoşlanmaz. Ergen sevgiye en çok ihtiyaç duyan insandır. Sevgiye bu kadar çok ihtiyaç duyması onu sevgiyi hissetmekte hassas hale getirir. Ondandır ki gerçek sevgi ile sahte sevgiyi hemen ayırır. Ve sahte sevgiden çok rahatsız olur. Ergenle kurulacak iletişimde abartılı sevgi gösterilerinde bulunmak yerine içten geldiğince doğal olmayı tercih etmelidir.

10. Ergen kendini dinleyen yetişkini dinlemekten keyif alır. İnsanın en belirgin ihtiyacı dinlenilmektir. Dinlenilmek insana kendini değerli hissettirir. Konuşulurken dinlenmeyen ergen ise kendini değersiz hisseder. Değersizlik hissi iç çatışmalara sebep olur.

11. Ergenlerin en belirgin özelliği adalettir. Gençlerin en belirgin özelliği adalet duygusudur. Adalet duygusu çocuklarda “ahlaki gelimin” temel dinamiğidir. Bu duyguya tutunarak ideallerini geliştirmeye çalışırlar.

Bir gencin duygusal gelişiminin önündeki en büyük engel, adaletsiz ortamdır. Genç haksızlıklarla karşılaştıkça ve bu haksızlıklara duyarsız kalan insanları gördükçe ahlaki gelişimini sürdüremez. Yaşamda ne kadar adaletsizce işler olsa da bunlar ergenlerin bulunduğu ortamlarda konuşma konusu haline getirilmemelidir. Ergenin adalet duygusunu canlı tutabilmek için haksızlıklarla mücadele etmelidir.

Yazarın 4 Mayıs 2016 tarihinde Habertürk sitesinde yayınlanan yazısıdır.



Görüntülenme Sayısı : 685
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. İlk yazan siz olun !