adem-gunes
Arama Yap
İletişim Duyuru

Evliliklerde kıyamet ne zaman kopar?
 916

Evliliklerde kıyamet ne zaman kopar?

Bir dost meclisinde sohbet ediyorduk… Laf döndü dolaştı, aile içi iletişime geldi. Herkes aynı şeyi düşünüyordu: “Günümüzde ler lerini ihmal ediyor… Çocuklar ihmal edilmiş lerin hırçınlıkları içinde yetişiyor…”

“Çoluk çocukla uğraşacağım derken, dev bir yük biniyor kadınların sırtlarına.” dedi bir akademisyen arkadaşım.

“Kadın da insan. Onun da nefes almaya, çıkıp gezmeye ihtiyacı var.” dedi bir diğeri.

“Kadın ‘da’ insan” diye bakmak, doğru bir bakış açısı değildi, tuhafıma gitti. Zira kadın, “da”sız insandı. Erkeğin yaşamına ortak olmuş bir asalak değil, kendi yaşamının öznesiydi o.

Tuhafıma gitti bu konuşmalar. Anlatmaya çalıştım, ama beceremedim.

Bir soru sordum: “inizi en son ne zaman dışarı çıkarttınız, ne zaman gezdirdiniz, söyler misiniz?”

Herkes kendince cevap vermeye çalıştı ama kimse “Ne demek inizi gezdirdiniz mi, kardim? O kedi mi, fino mu da dışarı çıkartalım da gezdirelim, bu nasıl soru böyle?” demedi. Diyemedi…

Günümüz evliklerinin temel problemi işte bu: “Aynilme”!

in, ini bir süre sonra ‘kendi gibi değil, kendisinin gibi’ görmeye başlamasıdır aynilme problemi. Kendisinin gördüğü ine “iyilik” yapmak için “biraz dışarıda gezdirilmeye ihtiyacının olduğunu” düşünme basitliğine düşmedir ülkemiz evliklerinin iç acınası durumu.

Kafeteryada oturmuştum bir gün… Yan masaya orta yaşlarda bir çift geldi. Garson sipariş almak için “Ne arzu edersiniz?” diye sordu.

Kadın, adamın gözüne baktı. Adam da elindeki listeye… “Ne istersin?” diye sordu karısına. Kadın, “Bilmem, Sen söyle…” dedi.

Bu, görünürde “Ne kadar uyumlu bir çift” gibi gelse de kendi damak tadını bir kenara iten, i kendisine hangi damak tadını sunarsa onu kabul edeceğim diyen bir “aynilme” problemi idi hâlbuki…

“Zaman geçtikçe ister istemez ler birbirine benziyor” demeyin sakın. Zira birbirine dönüştükçe ler, o evlilik evlilik olmaktan çıkar…

Evliliğin kalitesi, ler birbirine benzedikçe değil, kendi gibi kaldıkça olur…

Bir fizik hocasına “Kıyamet ne zaman kopar?” diye sordum.

“Enerji düzeyleri farklılığını kaybettiğinde.” diye cevap verdi. “Bunun adına Entropik Kıyamet” denilir diye ilave etti.

“Evrende enerji düzeyleri eksi ile artı arasında aktığı sürece dünya dönmeye devam edecek... Rüzgâr esecek, gök gürleyecek… Zıtlar arası enerji akımıdır canlılığı koruyan. Ne zaman ki bütün enerji düzeyleri aynı olursa, fizik kanunlarına göre kıyamet işte o zaman kopar.” dedi.

Her evliliğin bir kıyameti vardır, o kıyamet, ler arasındaki elektriğin kesilmesidir.

ler birbirine benzedikçe konuşacak konu kalmaz. Düşünce üretilmez…

ten elektrik alamaz…

Göz göze baksa kalbi pır pır atmaz…

Eli eline dokunsa heyecan duyamaz…

Aynı kendi eline dokunuyor gibi olur…

Hâlbuki dokunduğu el karşı cinsiyetten birisinin elidir… Ama ayniltikçe insanlar, cinsiyetler arasındaki elektrik farklılığı kalmaz… Erkek kendi eline dokunur gibi hisseder karısının eline dokunduğunda… Kadın, kendi eline dokunulmasından ürpermez, heyecan duymaz… Hisler, duygular farklılığını yitirmiş, aynilmişse evliliğin kıyameti yakındır…

ler birbirlerine bir iyilik yapmak istiyorlarsa, ini kendine benzetmek yerine, kendi gibi kalabilmesine çaba harcamalıdır...

 

Önceki Makale
İkinci doğum ve bağlanma karmaşası sendromu
Sonraki Makale
Bu Tatil Başka Tatil Olsun

Yorumlar

Yorum Yap!